301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
01 Kasım 2019 - Cuma 10:25 Bu haber 57 kez okundu
 
BİREY MİYİZ ? KURGU MUYUZ ?AV. FİKRİ DOĞAN’IN KÖŞE YAZISI
BİREY MİYİZ ? KURGU MUYUZ ?AV. FİKRİ DOĞAN’IN KÖŞE YAZISI
FİNİKE Haberi


BİREY MİYİZ ?  KURGU MUYUZ ?AV. FİKRİ DOĞAN’IN KÖŞE YAZISI

 

                                            "Normal insan kurgudur." M.Foucault

 

                        Normlarla sınırlandırılmış olan bizler, bunlara uygun yaşantılarımızla, birer kurgudan ibaretiz. Davranış kalıplarımızdan, gündelik faaliyetimize kadar, kendi seçtiklerimizi yaşadığımızı düşünüyoruz. Ya da kendimizi, tercihlerini belirleyen, özgür bireyler kabul ediyoruz. Öyle ki; sabah sokağa çıktığımızda, her ne sebeple olursa olsun, o gün gerçekleşecek muhtemel olayları ve programları, önceden planladığımız için bizlerin özgür iradesinin yansıması olarak düşünüyoruz. Yanılıyoruz. Davranış kalıplarımız birbirine çok benzer oldu. Gündelik hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan, cep telefonları ile geçirdiğimiz zaman ve davranış kalıpları neredeyse hepimizi, geçmiştekinden daha çok aynı kıldı. Bir şekilde paylaştığımız kendimize ait fotoğraflardaki duruşumuzdan tutun, dudağımıza yansıttığımız mimiğe kadar, ne kadar benzer olduk. Önceleri elimize birer sopa sunmuşlardı.  Selfi (özçekim) Çubuğu tuttuk bir süre. Dudağımıza yapay da olsa gülücüklü, anlarımızı sunduk sosyal ortamlara. Daha sonra gereksiz bir teferruat oldu.Çubuğu yanımızda taşımaktan büyük ölçüde vaz geçtik.  Şimdilerde, bayanlarımız dudaklarını biraz uzaktan öpermişçesine uzatarak pozlar veriyor. Erkeklerimiz de kendinden emin duruşları yansıtıyor.  Hüzünlerimiz ve sıkıntılarımız büyük ölçüde cep telefonlarının sunduğu paylaşımlara yansımıyor. Her alanda kurgusal olduk.

 

                        Elbette birbirimize benzerliğimizi, cep telefonun sunduğu görsellerde, yaşamıyoruz. Bir kafeye gittiğimizde , sağımız da solumuzda nargileyi şöyle yandan çekenler, adeta tek varlık nedenlerini ortaya seriyor. Dumanı çekişimiz diğerinden çok farklı. Karşı masada bir genç daha nargile içiyor, ama biz farklıyız. O bir kere, nargileyi daha dik tutuyor. Olmuyor. Ama sonuçta hep birlikte nargile içiyoruz.   Kıyafetlerimizin markası muhtemelen gelirimize göre farklı, ama neredeyse benzer. Farklı kılma için belki, yakasında ya da  uzunluğunda bir tarz oluşturmaya çalışıyoruz.  Farklılık diye sunduklarımız çoğu zaman bize ait değil.  Kültür endüstrisinin, o yıl yarattığı seçeneklerden, sadece biri. Seçeneklerden tercih ettiğimiz,  bizi diğerimizden ayırıyor. Ama seçenekleri de biz yaratmıyoruz. Hazır sunuluyor. Belki de dikkatinizi çekmiştir. Bir mesaj yazmaya çalıştığımızda, ilk harften itibaren mesaj kutusu size kelime seçeneklerini sunuyor. Kelime tamamlandığında ise, bir sonraki kelime, birkaç seçenekten biri olarak size sunuluyor. Neredeyse kuracağımız cümle kalıbı otomatik yazılıyor. Cümleler dahi kuramaz olduk. Hazır kalıplarla iletişim kuruyoruz. Özgünlüğümüz kayboldu. Sunulanı yaşıyoruz.  Sunulanlar da bir renklilik var elbette.

 

                   Kendi tarzımızı yaratmamak şartıyla seçenek tercihinde özgürüz.  Aksi halde kendi tarzımızı, özgünlüğümüzü kendimiz bulursak, normal insan olmayacağımızdan,  özgür bırakılmıyoruz. Tüketim toplumunun, postmodern çağın, birbirinden, bir o kadar farklı şekillerde görünen, farklı olduğu kadar da özünde birbirinin benzeri bireyler olduk. Bir yaşam biçiminin, bir üretim tarzının yansıması olan kültürümüz de halklar tarafından üretilmiyor. Teknolojinin desteğiyle, Dünyanın ekonomik merkezlerince sunuluyor.

 

                        Uzun yazıları da okumuyoruz. Sloganlar ya da hit sözler kopyalanıp yapıştırılıyor.  Paylaşımlarımızda adını dahi bilmediğimiz bir yazarın, bir uzmanın sözünü hikâyemizde yer vererek, farklılık peşindeyiz Ama hepimiz normaliz. Birer kurgu haline geldik.  Bu süreç elbette ki, bizleri yaşam boyunca mutlu etmeyecek. Sıradan insanlar olarak ölüp gideceğiz. Hiç yaşamamış gibi. Ne kendimiz mutlu olacağız, ne de bizimle birlikte yaşayanlar! Ne yapmalıyız? Elbette; Özgünlüğümüzü, özgürlüğümüzü yeniden bulmanın yollarını aramalıyız. Sosyalliği bilinen anlamıyla yaşamalıyız. Sanal ortamların sunduğu üzerinden değil. Kendimizi ve insanlığı mutlu kılmak için, insanları şaşırtan şeyleri denemeliyiz. Teknolojiyi dahi şaşırtan şeyler mesela. 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: BİREY, MİYİZ, ?, , KURGU, MUYUZ, ?AV., FİKRİ, DOĞAN’IN, KÖŞE, YAZISI,
Yorumlar
Bizim Gazete
Resmi İlanlar

Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Antalya
Az Bulutlu
Güncelleme: 13.11.2019
Bugün
19° - 27°
Perşembe
19° - 25°
Cuma
20° - 21°
Anketler
Haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Antalya

Güncelleme: 12.11.2019
İmsak
06:02
Sabah
07:24
Öğle
12:46
İkindi
15:34
Akşam
17:59
Yatsı
19:16
Arşiv Arama
Haber Yazılımı