301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
04 Ekim 2019 - Cuma 11:24 Bu haber 33 kez okundu
 
CUMA SOHBETİ .KUMLUCA MÜFTÜSÜ HACI KAHRAMAN’IN KÖŞE YAZISI
CUMA SOHBETİ .KUMLUCA MÜFTÜSÜ HACI KAHRAMAN’IN KÖŞE YAZISI
KUMLUCA Haberi


CUMA SOHBETİ .KUMLUCA MÜFTÜSÜ HACI KAHRAMAN’IN KÖŞE YAZISI

Rahman ve Rahim olan Allahın adıyla başlıyorum.

            Cuma gününün bereketi ve güzelliği hepinizin üzerine olsun değerli okuyucularım.

            Kainatın en nadide varlığı olan insanın doğuştan gelen yüce varlığa inanma ihtiyacını, İslama inanan biz Müslümanların bu ihtiyaçlarını karşılama görevi Diyanet  Teşkilatımıza, onun riyasetinde ise İmam Hatip, Müezzin Kayyım, Kur’an Kursu Hocaları, Vaiz ve Müftülerimiz vasıtasıyla karşılanmaktadır.

            Allahın arzının üzerinde dinimizin emirlerini yerine getirmede camilerimiz ve din görevlilerimiz önemli bir yer tutmaktadır. Hemen hemen Müslümanın yaşadığı bölgelerin tamamında Camilerimizin % 99’u  hayırsever vatandaşlarımız tarafından inşa edilmekte olup cami görevlilerimiz olan hocalarımız da yine devletimiz tarafından atanmaktadır.

            Türkiyede her yıl 1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutlanmaktadır.

            Müslüman milletimizin hayatında caminin ve cami görevlilerinin yeri bir başkadır. Cami kelime olarak bir araya gelinen yer demektir. Toplanılan  ve içinde ibadet edilen bu yerler birlik ve beraberlik mekanlarımızdır.

            Peygamberimiz döneminde ilk inşa edilen cami Mescid-i Nebevidir. Bu güzel mabedin fonksiyonlarına baktığımız zaman günlük beş vakit namazların cemaatle kılınmasının yanında mektep ve medrese görevi de görmekteydi. Yani cami ile okul yan yana idi. Cami, eğitimin bir parçası idi. Aynı zamanda bu ilk mescitte, her türlü toplumu ve Medine İslam Devletini ilgilendiren kararlar alınır, savaşa ve barışa karar verilir. Devleti yönetme merkezi Mescid-i Nebevi idi. Devlet ile cami içi içe idi.

            Peygamberimizden sonra, İslam devletinin sınırları genişleyince mescitlerin ilk dönemdeki gibi bütün fonksiyonları cami içinde değil de camiye en yakın yerlerde bu devlet yönetim merkezleri kurulurdu.

            Şehirler kurulurken camiler şehrin merkezine gelecek şekilde inşa edilir, merkezdeki camiye açılan büyük bulvarlar olurdu. Camilerin yanında küçük çocuklardan, yetimlerden, kadın ve gençlerden toplumun her kesimi cami ile irtibatı olan mekanlarda; bunların ihtiyaçları karşılanır, camilerin yanında aş evleri ve hastaneler bulunurdu, kütüphaneler bulunurdu. Camilerin çevresinde park ve bahçeler bulunur, insanlar bir caminin etrafında günün 24 saatini rahatlıkla geçirebilirdi.

            Ne yazık ki günümüzde pek çok manevi değerlerimizi kaybettiğimiz gibi camilere de bütün bu fonksiyonlarını kaybettirdik toplum olarak.Artık camileri koca koca binaların arasına sıkıştırdık, şehirde, ara ki camiyi bulasın… Şehirleşen ve dünyevileşen çağımızda insanlar daha çok maddi kazaçları öncelediğinden camilerin çevresinde ne park kaldı ne bahçe ve ne de sosyal-kültürel etkinlikleri icra edebileceğimiz alanlar kaldı.

            Demem o ki camiler eskiden olduğu gibi toplumun tüm kesimlerini kucaklasın, çocuklar oyun oynasın, genç erkek ve kızlar vakitlerini camilerin çevrelerinde geçirebilsin. Kadınlarımız ve erkeklerimiz aynı kubbenin altında rahatça ibadet edebilsin. Camilerimiz belli bir yaşın üstündeki erkek cemaatin mekanı olmaktan kurtulsun ve tüm halkı eskiden olduğu gibi kucaklasın. Bunun olabilmesi için tüm toplumun karar vermesi lazım.

            Camilerle ilgili ne yazık ki Üniversitelerimizin mimarlık bölümünde cami mimarisi ile ilgili bir bölüm olmadığı gibi mimarlık fakültelerinde ders bile yoktur. Bu da bize gösteriyor ki toplum olarak daha çok birliktelik sağlayıp eksikliklerimizi gidermemiz gerekiyor.

            Camiler dediğimizde aklımıza buradaki vazifeleri deruhte eden cami görevlilerimiz olan İmam Hatiplerimiz ve Müezzin Kayyımlarımızı yadsımadan bu işler olmaz.

            İmam kelime olarak anne ve öne geçme, önder ve lider gibi manalar ile irtibatlıdır. Tüm toplumu bir anne şefkati ile kucaklayıp, fertler arasında hiçbir ayrım gözetmeden 7/24 saat görev yapan din görevlilerimizi anmamak olamazdı. Çocuklarımız dünyaya geldiğinde kulağına ezan okumak için mahallemizin hocasına, hastalandığımızda bizleri ziyaret edip teselli eden, cenazelerimizin ve her türlü törenlerimizin icrasında bizlere yardımcı olan hocalarımız. Yaz Kur’an Kurslarında yavrularımızı kendilerine teslim etiğimiz, düğün ve cenazelerimizde daima yanımızda olan İmam ve Müezzinlerimizdir.

            Rabbimiz kıyamet günü insanları imamları ile birlikte çağıracağım buyuruyor. Bu ayet bize hem din görevlileri olarak hem de cemaat olarak mesaj vermektedir. Din görevlileri olarak bu ayetin bizlere mesajı, Allahın mesajını içinde yaşadığın ve görevli bulunduğun caminin etrafındaki tüm insanlara ulaştırman lazım ki kıyamet günü o insanlar senden davacı olmasın. Cemaat olarak ve halk olarak da bu ayetin bize mesajı, kimin ardından gittiğimize iyi bakmamız lazım. Çünkü bizler peşinden gittiğimiz, ardına düştüğümüz insanlar ile birlikte haşrolunacağız.

            1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası başta İmam ve Müezzin kardeşlerimiz için, sonra da tüm milletimiz için hayırlı olsun. Camilerimizin inşasında emeği geçen kardeşlerimizden Rabbimiz ebeden razı olsun. Ölenlerimize Allah gani rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Camilerimizin manevi mimarları olan hocalarımızı Allah görevlerinde muvaffak eylesin.

            Rabbimiz minarelerimizi ezansız, gönderlerimizi bayraksız bırakmasın.                   

 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: CUMA, SOHBETİ, .KUMLUCA, MÜFTÜSÜ, HACI, KAHRAMAN’IN, KÖŞE, YAZISI,
Yorumlar
Bizim Gazete
Resmi İlanlar

Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Antalya
Az Bulutlu
Güncelleme: 14.10.2019
Bugün
22° - 33°
Salı
23° - 32°
Çarşamba
23° - 31°
Anketler
Haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Antalya

Güncelleme: 14.10.2019
İmsak
05:37
Sabah
06:56
Öğle
12:48
İkindi
15:59
Akşam
18:31
Yatsı
19:45
Arşiv Arama
Haber Yazılımı