Haber Detayı
26 Aralık 2019 - Perşembe 10:14 Bu haber 691 kez okundu
 
DOĞU TÜRKİSTAN KAN AĞLIYOR
Günümüzde ‘Doğu Türkistan’ olarak isimlendirilen bölge, aslında Büyük Türkistan’ın bir parçasıdır. Türklerin “Ana Yurdu” şeklinde tanımlanan coğrafya Çin ile hemhudud olduğundan tarih boyunca hakimiyet mücadelesine sahne olmuştur.
FİNİKE Haberi


 ‘Büyük Türkistan’ dediğimiz saha, batıda Hazar Denizinden, doğu da Altay ve Altın Dağlarına; güney de ise Horasan ve Karakurum Dağlarından kuzeyde Ural Dağları ve Sibirya’ya kadar uzanmaktadır. Bu coğrafyanın doğusunda kalan kısım ise, Asya kıtasının tam ortasına tekabül eder ki, bugün “Doğu Türkistan” dediğimiz saha tam da burasıdır. Güneyinde Pakistan, Hindistan, Keşmir ve Tibet, güneybatı ve batısında Afganistan, kuzeyinde Sibirya ve kuzeydoğusunda Çin ile Moğolistan yer alır. Bu coğrafyada Uygur Türkleri yaşamaktadır. Çinliler burayı ilk istila ettikleri 19. asrın sonlarında bölgeye “yeni toprak” manasında “Şin Jiang” demişlerdir. Bölgenin tarihi açıdan en mühim tarafı, İpek Yolu’nun kavşağı olmasıdır. Burada Türklerin ekseriyetini Uygurlar oluşturmakla birlikte, Kazak, Kırgız, Özbek ve Tatarlar da Uygurlarla beraber mevcudiyetini muhafaza eden diğer Türk unsurlarıdır.

Doğu Türkistan’da yaşanan ancak işgalci devletin baskı ve engelleme çabalarıyla hem dünya basınına yansımayan hem de dünya gündeminde yerini bir türlü alamayan uygulamalar, bu bölgedeki insanlık ayıbının devam ettiği gerçeğini gizleyemiyor. Türkmen soydaşlarımız hem dini hem de milli olarak asimile edilmeye çalışılıyor. Dini inançları üzerinden yapılan kısıtlamalara her geçen gün yenileri ekleniyor. Camiler de veya başka yerlerde Kuran-ı kerim ve diğer dini bilgeler öğretmek yasak. Çin yönetimi tarafından, devlet dairelerine, üniversitelere, çalışma yerlerine hastane ve okullara sakalla ve başörtüsüyle girilmesi yasak. Sokakta Türk bayraklı ve Doğu Türkistan bayraklı tişört giymenin yasak olduğu Doğu Türkistan’da Uygurlar resmiyette olmasa da, uygulamada ikinci sınıf vatandaş konumunda bulunuyor. Çin yönetimi uyguladığı baskı ve zulmünü asker ve polis aracılığıyla yaptığı için Uygur halkında polis ve asker korkusu oluşmuş durumda. Çin devleti de özellikle bu korkunun olmasını ve diri tutulmasını istiyor. Bu yüzden de polis ve askere en küçük olaylarda bile silah kullanma yetkisi veriliyor. Sorgusuz sualsiz dövme, izinsiz olarak ev baskınları yapma, bölgede artık doğal bir hâl almış durumda. Bireysel özgürlükler bu açıdan sıfıra çekiliyor ve korku hakim kılınmaya çalışılarak, bir korku imparatorluğu oluşturuluyor. Tüm bu katliam, zulüm ve soykırım devam ederken milyonlarca Uygur Türkü öldürülmüşken batı dünyası, İslam dünyası en vahimi de Türk dünyası bu katliamı görmezden gelmektedir. Müslüman devletleri Müslüman Uygur Türklerinin sesini duymamakta ve Doğu Türkistan için tek bir kelime bile etmemektedir.

Doğu Türkistan’da akıtılan bu kanı durdurmak, yapılan bu zulümlere son vermek başta Müslüman devletlerin ve tüm Türk dünyasının boynunun borcudur. Bu zulüm ve insanlık dışı yapılan uygulamalar devam ederse ‘Madem ki unuttunuz Kürşad adlı çeriyi hatırlatırız yağmur kokan o geceyi’ diyerek Çinlilerin unuttuklarını tekrar hatırlatmaya, Çin sarayını tekrar basmaya hazırız.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: DOĞU, TÜRKİSTAN, KAN, AĞLIYOR,
Yorumlar
Bizim Gazete
Resmi İlanlar

Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Antalya
Açık
Güncelleme: 07.09.2020
Bugün
26° - 32°
Salı
26° - 32°
Çarşamba
26° - 34°
Anketler
Haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Antalya

Güncelleme: 07.09.2020
İmsak
05:03
Sabah
06:25
Öğle
13:01
İkindi
16:36
Akşam
19:26
Yatsı
20:43
Arşiv Arama
Haber Yazılımı