301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
15 Kasım 2019 - Cuma 11:54 Bu haber 60 kez okundu
 
KADIN OLMAK ÜZERİNE KÜÇÜK BİR DÜŞÜNCE. AV. FİKRİ DOĞAN’IN KÖŞE YAZISI
KADIN OLMAK ÜZERİNE KÜÇÜK BİR DÜŞÜNCE. AV. FİKRİ DOĞAN’IN KÖŞE YAZISI
FİNİKE Haberi


                              KADIN OLMAK ÜZERİNE KÜÇÜK BİR DÜŞÜNCE. AV. FİKRİ DOĞAN’IN KÖŞE YAZISI

 

 

                        Bir Bayan Okurum bana geçenlerde, “hep dünyanın siyasi meselelerini, yazıyorsun, kadının meselesi de dünya meselesine dahil değil mi? Diye sordu. Elbette dedim. Kadının meselesi de bir siyasi mesele aslında. Öyle Dünya meselesi olarak, genel cümlelere de gerek yok. Yaşadığımız bölgeye bakarak da, bu meselenin Global yansımasını görebiliyoruz. Yaşamın yeniden üretilmesi, devamlılığı üzerine atılmış kadın,emeğinin her alanda karşılığını bulamamakla da mağdur. Neresinden baksanız, toplumun tüm ekonomik, sosyal sorunlarının ortalama verileri, kadının erkeğe göre, daha olumsuzluk içinde olduğunu görmek zor da değil. Şöyle; kadınlar, Kumluca- Finike coğrafyasına baktığınızda temel üretim alanlarında, emeğinin karşılığını bulamayan insanlar olarak karşımıza çıkar. Seralarda ağırlıklı olarak, Onlar çalışır. Emek ücreti erkeklerden daha düşüktür. Yine diğer tarıma bağlı sektörlerde, erkeğe göre emeğin ücreti daha düşüktür. Tarla da çalışmaya başlamasının, aslında yaşı yoktur. Ona , ailenin ihtiyacı varsa her yaşta yapacak bir iş bulunur. Aynı yaşta erkek çocuklar ise muhtemelen, babasının arabasına binip, üretilen ürünleri, hale teslim etmeye giderken baba yanında götürülür.

 

                                 Toplumsal Cinsiyetçilik olarak kullanılan bir kavram sosyoloji literatüründe uzun zamandır var. Kadının doğa tarafından belirlenen,  erkekten fiziki farkının yanına , tarih boyunca içinde bulunan topluma göre de biçimlenmiş, kadına özgü, kurallar, gelenekler, yasalar ve yasaklar vardır. Toplumsal ve ekonomik hayatta kadın bir başka ayrımcılığa tabi tutulmaktadır. Finike- Kumluca çevresinde özellikle aile tipi seralarda üretim içinde olan kadın, seradan üretileni, toplayıp, evin erkeğine teslim etmekte, ürünün karşılığı olan sürece dâhil edilmemektedir. Ücret ya da ürün bedeli evin erkeği tarafından tahsil edilmekte, ürün karşılığı para erkek tarafından, çoğu zaman tasarruf edilmektedir. Kadının ortak üretim dışındaki zamanlarını da söylemeye gerek yok. Evin diğer emek –zaman gerektiren işlerini yapmakla yükümlü.

 

                                Kadın; mülkiyet kavramının insanlık tarihinde yer almasından böyle, erkeğin tahakkümü altına girmiştir. Erkek mülk edinmeyle birlikte, doğan yeni nesillerin, kendi soyundan olduğunu garanti etmek için, evlilik kurumuna ihtiyacı olmuştur. Günümüz de ise gündelik iş hayatında, bu süreç en uç noktalara taşınmıştır. Elbette zaman içinde kadın hak ve özgürlükleri üzerine ciddi kazanımlar elde edilmiş ise de, son yıllarda bu kazanımların büyük ölçüde geri gittiği sabittir. Bölgemiz kadınları da, bu sürece bağlı olarak belki de bir 20 yıl öncesine göre, daha özgür. Özgürlükten elbette Kefelerde oturmak, Cep telefonları ile birileriyle yazışabilmeyi, elbette kast etmiyorum. Aslında bu özgürlük gibi görünen olaylar, kadını daha da tahakküm altına almış ve cinsel birer obje algısını büyük ölçüde yerleştirmiştir. Özgürleşme; üretim sürecinde emeğin karşılığını, toplumsal fırsatlarda en azından erkekler kadar eşit olmayı becerdikten sonra mümkün olacaktır.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: KADIN, OLMAK, ÜZERİNE, KÜÇÜK, BİR, DÜŞÜNCE., AV., FİKRİ, DOĞAN’IN, KÖŞE, YAZISI,
Yorumlar
Bizim Gazete
Resmi İlanlar

Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Antalya
Sağanak Yağışlı
Güncelleme: 11.12.2019
Bugün
- 17°
Perşembe
12° - 15°
Cuma
13° - 16°
Anketler
Haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Antalya

Güncelleme: 10.12.2019
İmsak
06:25
Sabah
07:51
Öğle
12:54
İkindi
15:27
Akşam
17:48
Yatsı
19:08
Arşiv Arama
Haber Yazılımı