BATI ANTALYA BİRİNCİ DERECE DEPREM KUŞAĞINDA NE KAYMAKAMLIKLARIN, NEDE BELEDİYELERİN UMURUNDA
BATI ANTALYA BİRİNCİ DERECE DEPREM KUŞAĞINDA NE KAYMAKAMLIKLARIN, NEDE BELEDİYELERİN UMURUNDA
403 defa okunmuş - 03 Şubat 2020 - Pazartesi 14:23

 

BATI ANTALYA BİRİNCİ DERECE DEPREM KUŞAĞINDA NE KAYMAKAMLIKLARIN, NEDE BELEDİYELERİN UMURUNDA

 

ATİLA DEMİRPARMAK’IN ÖZEL HABERİ

 

Ülkemiz depremlerle sarsılırken, binalarımızın yüzde yetmişi çürük iken,  yaşadığımız bölge özellikle Batı Antalya’da meydana gelen tarihteki depremlerden ders almamamız ve bu konuda hiçbir tedbirimizin  olmaması vatandaşları korkutuyor. Batı Antalya’da ki ilçeler birinci derece deprem kuşağında. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Finike Temsilcisi Bahadır Cenk Gündoğdu geçmişte  önemli uyarılarda bulunmasına rağmen o günden bugüne kadar ne Kaymakamlıkların ne Belediyelerin hiçbir resmi kurumun önlem almadığı bir gerçek. Bir deprem anında kim ne yapacak bilinmiyor. Bu konuda hiçbir çalışma yok.

 

Tarihi belgelerden edinilen bilgiye göre  MS 68 yılında Mısır civarında meydana gelen deprem sonucu oluşan tsunami ile dev dalgaların Kaş ve Kumluca, Myra, Simena, Patara gibi birçok antik kenti sular altında bıraktığı bilinmekte. MS 529-530 yılında Demre-Myra bölgesini büyük bir deprem felaketi sarsmıştır. Bu depremde ortaya çıkan fay hattı (kırık) boyunca yatay yer değiştirme Kekova yakınlarındaki Aperlae da hemen ölçümlendi ve 7 metre kadar olduğu görüldü. Bu deprem aynı zamanda Patara'yı, Xanthos'u ve sahil boyunca daha bir çok antik yerleşimi vurdu.

KEKOVA'DA TSUNAMİ

 MS 7. yy'da da Myra'yı (Demre) 2 büyük deprem daha vurdu ve Antalya'nın batık şehirlerini oluşturacak şekilde kısmen Aperlae, Kekova ve Simena şehirlerinin bazı bölümlerinin denize batmasına neden oldu.

 1881 yılından başlayarak bu güne kadar  Antalya ili dahilinde, Richter ölçeğine göre büyüklüğü 4 veya daha fazla olan 338 deprem oldu.

BÜYÜK DEPREMLER

1911 yılında merkez üssü Antalya olan ve o zamanki Antalya'nın en yüksek yapısı olan Yivli Minare'yi şerefesinden itibaren yıkan 6.1 şiddetindeki deprem oldu.

Finike ve Kaş’ta 1926 yılında depremler meydana geldi. Finike’de ki 6.8 şiddetindeki depremde  27 kişi hayatını kaybetti ve 190 ev ağır hasar gördü.

Aynı yıl içinde Antalya'da da 18 Mart ve 26 Haziran tarihlerinde iki deprem oldu.

 1931 yılında merkez üssü Antalya olan 6.2'lik bir deprem yaşandı.

 1957 yılında Fethiye'yi vuran 5.9'luk deprem bir antik Likya kenti olan Telmesos'un da büyük bir kısmını tahrip etti. Ve yer yer çökmelere, ölümlere ve yaralanmalara neden oldu.

1969 yılında ki 6.2'lik bir deprem Kalkan'ı vurdu. Bu depremin meydana getirdiği şok dalgası Aksu ve Serik arasında bulunan antik Sillyon kentinin Odeon ve tiyatro binalarının çökmesine neden oldu.

Yüzyıllar öncesinden geçtiğimiz yüzyıla kadar bölgede yaşanan büyük depremleri öğrenince, insanın içi ürperiyor. İnşallah böyle büyük yıkım getirecek bir deprem yaşamayız.

 BAHADIR CENK GÜNDOĞDU’NUN ÖNEMLİ UYARILARI DİKKATE ALINMADI

  İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Finike Temsilcisi Bahadır Cenk Gündoğdu,2015 yılındaki merkez üssü Demre olan  kaydedilen 5.5 büyüklüğündeki depremin, sıvılaşan zemine sahip Batı Antalya bölgesinde endişe yarattığını o günkü açıklaması ile uyarılarda bulundu.

Meydana gelen 5.5 büyüklüğündeki depremin özellikle Finike, Kumluca, Demre ve Kaş ilçelerinde hissedildiğini belirten Günoğdu bu ilçelerde 1999 yılından önce yapılan binaların olası depremde büyük risk taşıdığını ve bu binaların 4'üncü derece depremlere göre tasarlandığını söylemişti.

HERKES TEDBİR ALMALI

Yüksek İnşaat Mühendisi Bahadır Cenk Gündoğdu yapmış olduğu uyarılarda  "Bölgemiz, 1999 yılından sonra 1'inci derece deprem bölgesi statüsüne alındı. Herkesin, sanki yarın deprem olabilirmiş gibi önlemlerini alması gerekiyor. Kamu kurumlarının, öncelikle deprem sonrasında yardımların ulaşılabilirliğini ve kurumlar arasındaki koordinasyonu sağlaması, deprem mastır planlarının oluşturulması gerekiyor. Bu doğrultuda, değişik sosyal çevrelerde tatbikatlar yapılması, deprem sonrası görevli olacak kişilerin belirlenmesi gerekiyor. Kumu binalarının depreme dayanıklılıkları test edilmeli, gerekli tedbirler alınmalı" dedi.

'BİNALAR GÜÇLENDİRİLMELİ’

Bölge belediyeleri ve şahısların alması gereken önlemleri de hatırlatan Gündoğdu, belediyelerin deprem mastır planına dahil olarak gerekli tedbirleri alması gerektiğine vurgu yaptı. 1999 yılından önce statik hesabı yapılmış yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi için gerekli kolaylıkları sağlanması gerektiğine vurgu yapan Gündoğdu, "Bölgesel bazda zemin yapısı çıkarılmalı, zemin iyileştirmeleri denetlenmeli. Kişiler ise sahip olunan veya yaşamın sürdürüldüğü yapıların depreme dayanıklılığını irdelemeli ve gerekli girişimleri yapmalıdır. Deprem esnasındaki kaçış yolları, ev içi alınacak önlemler ve deprem çantası hazırlanması suretiyle deprem olmadan önce deprem hazırlıkları yapılmalıdır"

DEPREM KAÇIŞ YOLLARI

Deprem esnasında kullanılan kaçış yollarının iyi belirlenmesinin çok önemli olduğunu ifade eden Gündoğdu, "Deprem anında cep telefonlarının büyük olasılıkla çalışmayacağını, elektriklerin kesileceğini ve bununla ilgili hiçbir aletin çalışmayacağını lütfen göz önünde bulunduralım. Kaçış yolları olarak, hiçbir zaman asansörleri kullanmayalım. İlk deprem sonrası ardından gelecek artçı depremlerin olacağını ve ana depremde hasar almış binaların artçılarda yıkılma olasılığının yüksek olduğunu göz önünde bulunduralım" dedi.

Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...